GENEL OLARAK KONKORDATO KAVRAMI
Konkordato(İİK. 285 vd.) nedir?
Konkordato; bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir.
Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli duruma bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer -borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan- alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır.
Kanunkoyucu, bu durumda bulunan bir borçluya, «alacaklılarının çoğunluğu ile» bir anlaşma yaparak, kendisine alacaklılarının tanıdığı (yeni) süre içinde borçlarını ödeme olanağı tanımıştır. Bu durumda bulunan bir borçlu «alacaklılarının -kanunda öngörülen orandaki- çoğunluğu» ile anlaşırken çok kez onlardan yeni bir süre (mehil) alma (vade konkordatosu) yanında, ayrıca «alacaklarının bir yüzdesinden (miktarından) da vazgeçmelerini» (yüzde konkordatosu) sağlar.
Konkordatonun iflastan farkı nedir ?
Haciz ve rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerden ayrılan konkordato, iflâs’a benzer. Ancak şu hususlarda iflâstan ayrılır:
- İflâsa, alacaklılardan birinin veya bizzat borçlunun talebi üzerine mahkemece karar verildiği ve bu karar verildiği ve bu karar inşai bir nitelik taşıdığı halde konkordato, borçlunun alacaklılarının ekseriyeti ile anlaşması sonucunda meydana gelir. Burada da mahkeme kararına (tasdikine) ihtiyaç varsa da, bu karar konkordatoiçin inşai bir nitelik taşımaz. Çünkü borçlunun, bütün alacaklıları ile anlaşarak, mahkeme kararı bulunmaksızın, konkordatoakdetmesi mümkündür.
- Konkordatoda tasfiye, bizzat borçlu tarafından -daha az masrafla yapıldığı halde, iflâsta bu iş iflâs organları tarafından -oldukça masraflı olarak- yapılır.
- İflâs, borçlunun tasarruf ehliyetini tamamen kaldırdığı halde, konkordatoda borçlunun tasarruf ehliyeti –kural olarak- devam eder.
- İflâs, kesin bir tasfiye şekli olmadığından, iflâsta alacağını tamamen alamamış alacaklılara «aciz belgesi» verilir, alacaklılar yeni mal iktisap eden müflisi takip edebilirler.
Halbuki konkordato, borçluyu borcundan kesin olarak kurtarır ve
alacaklılar, alacaklarının konkordato dışında kalmış olan kısmını artık
borçludan talep edemezler.
- İflâs eden borçlu için kanunda yer alan -özellikle kamu hukukuna ilişkin- müeyyideler, konkordatoya giden borçlu için söz konusu olmaz.
- Konkordatoya gitmek için tacir olmak şart olmadığı halde, iflâs ancak tacirler için öngörülmüştür.
Konkordatonun (İİK.285 vd.) sermaye şirketlerinin uzlaşma yoluyla yeniden yapılandırılmasına (İİK.309 m- 309 ü) benzer ve ondan ayrılan (farklı) yönleri nelerdir?
- Konkordato, ‘iflasın veya tasfiyenin alternatifi olarak borçluya ayakta kalma, yaşama şansı veren bir olanak ve cebri icra kurumu’ olduğu halde yeniden yapılandırma ‘uzlaşmaya dayalı, borçlunun inisiyatifinde ancak bağlayıcılığını sonuçta yargısal güçten alan yine bir konkordato türüdür.
- Konkordatoda, ‘alacaklılara ya alacaklarının bir kısmından feragat etmeleri ya da ödemeyi zamana yaymaları, borçluya süre tanımaları yahut her ikisinin birleşimi bir model’ önerilerek, borçlunun rahatlaması ve işlerine devam etmesi sağlanmaya çalışılmakta iken, yeniden yapılandırmada sadece borçların yeniden yapılandırılması, düzenlenmesi değil, ‘şirket veya kooperatifin yeniden yapılandırılması’ söz konusu olmaktadır.
- Konkordato sürecini, iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebilecek alacaklıları da başlatabilirken (İİK. m.285/II), yeniden yapılandırmayı sadece borçlular isteyebilmektedirler (İİK. m.309 m/I).
- Konkordato süreci, iflasa tabi olsun/olmasın herhangi bir borçlu
- (İİK. m.285/I) veya alacaklının (İİK. m.285/II) yetkili ticaret mahkemesine (İİK. m.285/II) verdiği dilekçe ile başlarken, uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma süreci sadece ‘sermaye şirketi’ veya kooperatifin (İİK. m.309 m/I) yetkili ticaret mahkemesine verdiği dilekçe ile başlar.
- İflastan önceki konkordatoda amaç, iflasın önlenmesi ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılması, iflastan sonraki konkordatoda ise iflasın kaldırılması ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılması olduğu halde, yeniden yapılandırmada ise amaç; iyileştirmedir.
- Konkordato talebinde bulunurken ‘gerekçeli dilekçe’ verilmesi, konkordato ön projesi, son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri, tüm alacak ve borçları vadeleriyle birlikte gösteren liste ve belgeler, alacaklıların alacak miktarları ve imtiyaz durumunu gösteren liste, alacaklıların yapılan teklife göre ellerine geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo vs. belgelerin eklenmesi gerekirken (İİK. m.286), yeniden yapılandırma yoluna başvurma konusunda kanun böyle ‘gerekçeli bir dilekçe’ aramamaktadır.
- Yeniden yapılandırmanın borçlu tarafından, alacaklıların onayına sunulması yargısal işleyiş dışında gerçekleşmekte, borçlu daha önce müzakere edilmiş ve gerekli alacaklı çoğunluğunca kabul edilmiş, yeniden yapılandırma projesini ticaret mahkemesine sunmaktadır.
- Konkordatoda alacaklılar davet edildikleri müzakere gününde ve resmi bir prosedür içerisinde oy kullanırlarken, yeniden yapılandırmada alacaklıların bu şekilde bir araya gelmeleri kural olarak öngörülmemiş, bu husus borçlunun inisiyatifine bırakılmıştır. Alacaklıların posta yoluyla dahi oy kullanabilme hakları vardır. Öte yandan, projenin alacaklılara sunulması ve kabulü yargısal denetim dışında gerçekleşmektedir.
- Konkordatoda mühlet verilebilmesi ve konkordatonun tasdiki için en önemli koşul ‘konkordatonun başarılı olma ihtimali’ ve ‘borçlunun teklifinin borçlunun kaynakları ile orantılı olması’ (İİK. m.287/III, 305/b) gerekirken, yeniden yapılandırma yolunda, borçlunun bu yola iyiniyetle başvurması ve kanunda öngörülen diğer koşulların gerçekleşmesi yeterlidir (İİK. m.309 p).
- Konkordato talebinde bulunulması halinde, ticaret mahkemesi ‘geçici mühlet kararı’ verirken, ‘297. maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alırken’ (İİK. m.287/I), yeniden yapılandırma projesinin tasdiki için mahkemeye başvurulması halinde, mahkeme kendiliğinden değil borçlunun veya alacaklılardan birinin talebi üzerine, başvuru hakkında nihai karar verilmesine kadar geçecek dönem için, borçlunun malvarlığını korumaya yönelik ve borçlunun faaliyetleri bakımından gerekli gördüğü tedbirleri alabilir (İİK. m.309 ö/II).
- Konkordatoda borçluya ‘geçici mühlet’ ve ‘kesin mühlet’ kararı verilmesiyle ortaya çıkan sonuçlar (İİK. m.294), borçlunun tüm alacaklılarına yönelik iken, yeniden yapılandırmada ara dönem içerisinde doğacak sonuçlar ve borçluyu koruyucu etki, sadece ‘projeden etkilenen alacaklılar’ bakımından söz konusu olur (İİK. m.309 ö/III).
- Konkordatoda borçlu, rehinli ve imtiyazlı olanlar dışındaki yani konkordatoya tabi olmayan alacaklılar hariç, diğer alacaklılara eşit oranlarda ve koşullarda ödeme teklif etmekte ve bu teklifin kanunun öngördüğü çoğunlukla kabul edilmesi durumunda anlaşmayı kabul etmeyen diğer alacaklıları da bağlayıcı bir sonuç ortaya çıkmaktadır (İİK. m.308/c). Yeniden yapılandırmada borçlu, teklifini bütün alacaklılara götürmemekte, borçlarını yeniden yapılandırmak istediği yani projeden etkilenmesini istediği alacaklıları, alacaklarının niteliğine göre ayırmakta, onlara farklı teklifler götürebilmekte ve proje ayrı ayrı her sınıf içerisinde oylanmakta, ‘sınıflar içerisinde’ eşit davranma yükümlülüğü bulunmasına rağmen, ‘sınıflar arasında’ ayrımcılık yapmak mümkündür (İİK. m.309 n/II; 309 m/III).
- Konkordatonun tasdiki için; ‘İİK.’nun 206. maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar’ ile ‘mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifası için’ –alacaklılar bundan açıkça vazgeçmedikçe- teminat gösterilmesi (İİK. m.305/d) gerekli iken, yeniden yapılandırmada böyle bir teminat koşulu yoktur.
- Konkordatoda verilen geçici mühlet ile kesin mühletin sonuçları, bu kararın ilanı ile (İİK. m.288/III, 289/son), konkordatonun tasdiki kararı da bu kararın ilanından itibaren (İİK. m.306/III) sonuç doğururken, yeniden yapılandırma projesi tüm hüküm ve sonuçlarını, başvurunun tasdikine ilişkin kararın verildiği tarihten itibaren doğurur (İİK. m.309/r).
- Konkordato komiseri olarak atanabilmek için Türk vatandaşı olmak gerekirken (Konkordato Yönetmelik Taslağı m.4),yeniden yapılandırmada ‘ara dönem denetçisi’ için böyle bir koşul öngörülmemiştir.
- Konkordato; temelde iflasın engellenmesini ve borçlunun borçlarının yeniden yapılandırılmasını amaç edinmiş bir kurumdur. Uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırma kurumu, gerçekleştirilmesi borçlu ve alacaklılar arasında geniş bir konsensüsün tesisine bağlı, tüm mali, örgütsel ve hukuki tedbirleri kapsayan geniş anlamda bir iyileştirme yöntemidir.
- Konkordato süreci, müzakere aşaması dahil yargı denetiminde işlemekte olduğu halde, yeniden yapılandırmanın müzakere süreci, yargı denetimi dışında, tamamen borçlunun inisiyatifinde cereyan etmektedir.
Adi Konkordatonun Malvarlığının Terki Suretiyle Konkordato ile benzer ve ondan ayrılan yönleri nelerdir?
Konkordato” (adi konkordato); ‘mahkeme dışı’ konkordato ile malvarlığının terki suretiyle konkordato dışında kalan konkordato türlerini ifade etmek için kullanılan bir kavramdır ve İİK’nun 285 ila 309. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Bu tür konkordato ‘vade ve tenzilat (indirim) konkordatosu’ biçiminde ortaya çıkabileceği gibi, bu ikisinin kombinosu şeklinde de yapılabilir. Yine bu konkordato zaman itibariyle ‘iflastan önce olabileceği gibi iflastan sonra da’ olabilir.
“Malvarlığının terki suretiyle konkordato” da borçludan beklenen, malvarlığını kullanarak, yeniden ticari alanda iyileşme göstermesi değildir. Aksine, borçlunun kendi malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin ortadan kaldırılarak, alacaklılara devredilmesi söz konusudur. Bu konkordatoda borçlu, malvarlığının tamamını veya bir kısmını alacaklılara veya üçüncü bir kişiye devretmektedir. Malvarlığının terki suretiyle konkordato teklifi, alacaklıların belli bir çoğunluğu tarafından kabul edilip, konkordato mahkemece tasdik edilince borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarrufu sona erer. Bundan sonra, borçlunun malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi alacaklılara geçer. Alacaklılar, bu tasarruf yetkisinin seçecekleri ‘tasfiye memurları’ ve ‘alacaklılar kurulu’ vasıtasıyla kullanırlar.
Malvarlığının terki suretiyle konkordatoda borçlu dan çok alacaklıların korunması söz konusudur…Bu konkordato “adi konkordato”nun aksine, ‘iyileştirme aracı’ değildir…Bu konkordatoda, kural olarak, ‘belli bir miktar para ile ödeme teklifi’ olmadığından ‘bu tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması’ şart değildir…Bu konkordatoda; ‘konkordato hükümlerinin ve imtiyazlı alacaklıların tam olarak ödenmesi için’ kural olarak ‘teminat gösterilmesi’ koşulu söz konusu olmaz…
Ancak, “adi konkordato”da olduğu gibi, bu konkordatoda da;
– “Paraya çevirme (satış) halinde elde edilen gelir veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen meblağın iflas yolu ile tasfiye halinde elde edilebilecek miktardan fazla olacağının öngörülmesi” gerekir.
– “Borçlunun mühlet içinde komiserin onayıyla yaptığı sözleşmelerden doğan borçlar, daha sonra konkordato şartlarına göre değil tam olarak ödenir.”
Ne amaçla, hangi durumlarda konkordato (İİK. 285 vd.) talep edilebilir?
Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödemeyen’ veya ‘vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan’ herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya ‘muhtemel bir iflastan kurtulmak için’ konkordato talep edebilir (İİK. m. 285/I).
Bir de TTK. mad. 377’de “Yönetim kurulu veya herhangi bir alacaklı 376. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yapacağı iflas talebiyle birlikte veya bu kapsamda yapılan iflas yargılaması sırasında 2004 sayılı Kanun’un 285. vd. maddeleri uyarınca konkordato da talep edebilir.” şeklinde ifade edilmiş olan ve doktrinde “borca batıklık hali nedeniyle konkordato talebi” vardır.
Kaç çeşit konkordato (İİK. 285 vd.) vardır?
Konkordato, çeşitli şekilde sınıflandırılabilir (türlere ayrılabilir).
Önce «resmi makamların katılımının bulunup bulunmamasına» göre;
- Mahkeme dışı (adli olmayan, özel, muslihane) konkordato ve mahkeme içi(adli, resmi) konkordato diye ikiye ayrılır:
Mahkeme dışı konkordato; borçlunun -herhangi bir resmi makamın katılımı olmaksızın- sözleşme özgürlüğü çerçevesinde bütün veya alacaklılarının bir kısmı ile yaptığı -tamamen Borçlar Kanunu’na tabi- bir özel hukuk sözleşmesidir. Bu konkordato, sadece bu sözleşmeye taraf olan alacakları bağlar, konkordatoyu kabul etmemiş olan alacaklıları bağlamadığı için bu alacaklılar borçluya karşı haciz/iflâs yolu ile takip yapabilirler.
Mahkeme içi konkordato; borçlu ve alacaklıların yanı sıra, İcra ve İflâs Kanununda öngörülen usul çerçevesinde -icra mahkemesi, ticaret mahkemesi gibi- resmi makamların da katılımı ile gerçekleşen ve İcra ve İflâs Kanunumuzda ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olan konkordato türüdür. Bu konkordato, kendisine katılmamış (onay vermemiş) olan alacaklılar için de bağlayıcı nitelik taşır.
- Bu konkordato, ‘içeriğine’ ya da ‘yapılış biçimine’ göre; «tenzilat (yüzde) konkordatosu», «mühlet (vade) konkordatosu» ve «kombine (karma) konkordato» diye üçe ayrılır:
- Alacaklıların, alacaklarının belli bir yüzdesinden feragat ederek yaptıkları konkordato «tenzilat (yüzde) konkortadosu» dur.
- Alacaklıların, alacaklarından hiç feragat etmeden sadece borçlularına yeni bir vade (süre) tanıyarak yaptıkları konkordato «mühlet (vade) konkordatosu»dur.
- Alacaklıların hem alacaklarından feragat ederek ve hem de borçlularına vade (süre) tanıyarak yaptıkları konkordato ise «kombine (karma) konkordato»dur.
- Bu konkordato, ‘yapılış zamanına’ göre; «iflâs dışı konkordato» ve «iflâs içi konkordato» olmak üzere ikiye ayrılır. İflâsa tabi borçluların, henüz iflâs etmeden önce -iflâstan kurtulmak amacı ile- gerçekleştirdikleri konkordato «iflâs dışı konkordato»dur. Ayrıca belirtelim ki; iflâsa tabi olmayan borçlular için daima bu konkordato söz konusu olur. İflâsa tabi borçluların, iflâs ettikten sonra, iflâstan kurtulmak için gerçekleştirdikleri konkordato «iflâs içi konkordato»dur.
- Konkordato, yukarıda belirtilen «tasnif şekli» ayrıca -yapılış amacına göre- «alelâde(adi) konkordato» ve «mevcudun terki suretiyle konkordato» olarak da ikiye ayrılır. Birinci konkordato türüne; mahkeme dışı konkordato ile ikinci (yani; mevcudun terki suretiyle) konkordato dışında kalan tüm konkordato türleri (yani; ‘vade, yüzde ve karma konkordato’lar, ‘iflâs içi/dışı konkordato’lar) buraya girer. İkinci konkordato türü ise; İİK.’nun 309-309/l maddelerinde düzenlenmiş olan konkordatodur.
**Bilindiği gibi, konkordato; vade konkordatosu ve tenzilat konkordatosu olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu ayırım İcra ve İflâs Kanununda yer almamakla birlikte öğretide genellikle kabul edilen bir ayırımdır. Tenzilat konkordatosunda alacaklılar, borçluya karşı, alacaklarının belirli bir yüzdesini tahsil etmekten vazgeçerler ve borçlu borçlarının konkordatoda kabul edilen kısmını (yüzdesini) ödemek suretiyle borçlarının tamamından kurtulur. Vade konkordatosunda ise borçlu borcunun tamamını ödemek için alacaklılarından bir vade ister veya borçlarını taksitlendirir.
Ülkemiz uygulamasında çok kere borçlu alacaklılarından hem vade ve hem de tenzilat istemekte ve böylece karma konkordato teklif etmektedir. Borca batık olmamakla birlikte borç ödemeden aciz halinde bulunan bir borçlunun vade konkordatosu istemesi mümkündür. Diğer bir deyişle, mevcudu borçlarının tamamını ödeyebilecek durumda olan bir borçlunun mallarını o anda satarak vadesi gelmiş bütün borçlarını ödemesi mümkün değilse, o zaman borçlu borçlarını yüzde yüz, yani tamamen ödeme taahhüdünde bulunarak alacaklılarından kendisine bir mühlet verilmesini isteyebilir (vade konkordatosu).
Bu durumdaki bir borçlunun normal olarak tenzilat konkordatosu isteyebilmesi mümkün olmamak gerekir, zira böyle bir teklif, ödenmesi «teklif edilen meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması» şartına uygun düşmez. Fakat, hazırlık çalışmaları sırasında, mahkemelerin somut olayın özelliklerine göre değerlendirme yapabilmeleri yolunu açık tutmak gerektiği ileri sürüldüğünden, madde metnine bu yönde bir sınırlama getirilmesinden kaçınılmıştır.
TALEP AŞAMASI
Kimler konkordato talebinde (teklifinde) (İİK.285 vd.) bulunabilir?
Hem borçlu (İİK. m. 285/I) ve hem de alacaklılar (İİK. m. 285/II) konkordato talebinde bulunabilirler:
- İflâsa tabi olsun/olmasın tüm borçlular’ konkordato talebinde (teklifinde) bulunabilirler. Konkordato talebinde (teklifinde) bulunan borçluların «gerçek kişi» olması ya da «tüzel kişiliği»nin bulunması gerekir. Bu nedenle «tüzel kişiliği bulunmayan adi ortaklık» adına konkordato talebinde (teklifinde) bulunamaz. Adi ortaklıkta ancak «ortaklar» konkordato talebinde (teklifinde) bulunabilirler. Bu durumda, konkordato koşullarının bulunup bulunmadığı, her ortak için ayrı ayrı araştırılır. Konkordatoda -iflâstan farklı olarak- konkordato hükümleri «tacir olmayan borçlular» hakkında da uygulanır ve tacir olmayan borçlular da alacaklıların haciz yolu ile yapacakları takiplerden kurtulmak için konkordato isteyebilirler. Borçlunun vekilinin, borçlu adına konkordato isteyebilmesi için -konkordato teklifi «sulh» teklifi niteliğinde olduğundan- vekaletnamesinde bu konuda «özel yetki» bulunması gerekir.
Borçlu vesayet altında ise, vasisi bu konuda sulh hukuk mahkemesinden
(MK. m. 223) izin alarak, konkordato teklifinde (talebinde) bulunabilir.
Ticaret Şirketlerinde: Ticaret şirketlerinde «konkordato talebi» (teklifi) mutad muamele (TTK. m. 223) sayılmaz.
Kollektif Şirkette
Kollektif şirket temsilcilerinin konkordato teklif edebilmesi için, bütün ortakların bu konuda oybirliği ile karar almış olması gerekir.
Komandit Şirkette
Komandit şirketlerde, bütün ‘komandite’ ortakların bu kararı onaylamış olmaları gerekir.
Anonim Şirketlerde
Anonim şirketlerde, yönetim kurulu -ayrıca genel kuruldan karar almadan- konkordato teklifinde bulunabilir (TTK. mad. 371).
Kooperatiflerde
7101 sayılı Kanunla, Kooperatifler Kanunu’nun 63/III maddesine “Mali durumun düzeltilmesinin mümkün görülmesi halinde, yönetim kurulu veya alacaklılarından biri konkordato talep edebilir.” hükmü eklenmiştir.
Eklemek gerekirse, borçlusu iflâsa tabi kişilerden olan her alacaklı da, borçlusu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Bu borçlu gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir. (İİK. m. 285/2)
Tacir olmayan borçlular da konkordato talep (teklif) (İİK. 285 vd.) edebilir mi?
İflâsa tâbi olsun/olmasın tüm borçlular konkordato talebinde (teklifinde) bulunabilirler.
Konkordato hangi mahkemeden talep (İİK. mad. 285) edilebilir?
Konkordatoda yetkili ve görevli mahkeme; iflâsa tâbi olan borçlu için, ‘154 üncü maddenin birinci veya ikinci fıkrasında’ yazılı yerdeki, iflâsa tâbi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesidir (İİK. m. 285/III)
Konkordato talebinde (İİK. 285) bulunan kimsenin, “konkordato gider avansı”nı yatırmamasının müeyyidesi nedir?
Konkordato talebinde bulunan, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Tarifede belirtilen ‘konkordato gider avansı’nı yatırmaya mecburdur (İİK. m. 285/4).
Ayrıca konkordato talebinde bulunanın, Adalet Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulacak tarifede belirtilen konkordato gider avansını yatırmaya mecbur olduğuna ilişkin bir hüküm konulmakta ve böylece sürecin gecikmesinin önüne geçilmek istenmektedir. Bu gider avansının hukuki statüsü ve sonuçları Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 ve 115 inci maddelerine atıf yapılarak düzenlenmektedir. Şu hâlde, konkordato talebinde bulunanın, gider avansı konusunda gerekli hassasiyeti göstermemesinin yaptırımı gayet ağırdır.
Konkordato talebinde ‘ne gibi belgelerin’ eklenmesi (İİK. 286) gerekir?
Yetkili ve görevli (İİK. m. 285/III) ticaret mahkemesine başvurarak konkordato talebinde bulunan;
- Borçlu; konkordato talebine (dilekçesine);
- Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.
Bu hüküm konkordato teklifinin asgari olarak içermesi gereken hususlara ilişkindir. Bu bir “ön proje” olup, ‘geçici mühlet’ ve ‘kesin mühlet’ zarfında değiştirilebilecek, böylece ‘alacaklılar toplantısı’na başlangıçtaki ön projeden farklı bir “konkordato projesi”nin sunulması mümkün olabilecektir.
- Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanununa göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.
- Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.
- Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.
- Sermaye Piyasası Kurulu veya Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu gösteren finansal analiz raporları ile dayanakları. Şu kadar ki bu şart 3.6.2011 tarihli ve 635 sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesi kapsamında küçük işletmeler bakımından uygulanmaz. Buradaki ‘küçük işletmeler’den ne anlaşılması gerektiğini anlamak için, Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin Tanımı, Nitelikleri ve Sınıflandırılması Hakkında Yönetmelik’in 5. Maddesine bakılabilir. Bu maddeye göre ‘küçük işletme’; “50 kişiden az yıllık çalışanı istihdam eden ve yıllık net satış hasılatı veya mali bilançosundan herhangi biri 8 milyon TL’nı aşmayan işletmeler” olarak tanımlanmıştır.
- Yukarıda belirtilen belgeleri şu şekilde tasnif edebiliriz:
a) Konkordato ön projesi,
b) Malvarlığını gösteren belgeler, ticari defterler, nakit akım tablosu, nihai bilanço ve ara bilançolar,
c) Alacak miktarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste,
d) Alacaklıların eline konkordatoda ve iflasta geçecek alacak miktarını gösteren karşılaştırmalı tablo,
e) Bağımsız denetim kurumları tarafından hazırlanan finansal analiz raporları (küçük işletmelerde aranmaz.)
- Bu madde uyarınca sunulan mali tabloların tarihi, başvuru tarihinden en fazla kırk beş gün önce olabilir. Borçlu, konkordato sürecinde mahkeme veya komiser tarafından istenebilecek diğer belge ve kayıtları da ibraz etmek zorundadır (İİK. m.286).
- Alacaklılardan biri, konkordato işlemlerinin başlatılmasını talep etmişse;
Borçlu, 286’ncı maddede belirtilen belgeleri ve kayıtları mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksik olarak sunması hâlinde ‘geçici mühlet kararı’ verilir. Bu durumda anılan belge ve kayıtların hazırlanması için gerekli masraf alacaklı tarafından karşılanır.
Borçlu, 286’ncı maddede belirtilen belge ve kayıtları süresinde eksiksiz olarak mahkemeye sunmazsa, ‘geçici mühlet kararı’ verilmez ve alacaklının yaptığı, ‘konkordato talebinin reddine’ karar verilir’ (İİK. m.287/2).
GEÇİCİ MÜHLET AŞAMASI
Geçici konkordato mühleti (İİK. 287) (geçici mühlet kararı) nedir, ne zaman verilir?
- Borçlunun konkordato talebi üzerine, İİK. m. 286’daki (7101 s.K. m. 14’deki) belgelerin eksiksiz olarak sunulmuş olduğunu tespit eden mahkeme, derhal «geçici mühlet kararı» verir ve 297. maddenin ikinci fıkrasındaki hallerde dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirleri alır (İİK. m. 287/I). Bu düzenleme; ödeme güçlüğü içindeki borçluya süratle ‘geçici hukuki koruma’ sağlamaya yöneliktir.
- Alacaklının «konkordato işlemlerinin başlatılmasını» istemiş olması halinde, İİK.’nun 286’ncı maddesinde öngörülen belge ve kayıtları, mahkemenin vereceği makul süre içinde ve eksiksiz olarak sunması halinde «geçici mühlet kararı» verilir (İİK. m. 287/II).
Geçici mühlet üç aydır. Mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilir, uzatmayı borçlu talep etmişse geçici komiserin de görüşü alınır. Geçici mühletin toplam süresi, beş ayı geçemez’ (İİK. m.287/4).
291 inci ve 292’nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır (İİK. m. 287/5).
Geçici konkordato mühleti ne gibi sonuçlar (İİK m. 288/1) doğurur?
Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını (İİK.m. 294-297) doğurur (İİK. m. 288/1). İİK.m. 286’da öngörülen belgeleri eksiksiz olarak dava dilekçesine ekleyerek konkordato talebinde bulunan borçlunun bu talebini inceleyen mahkeme İİK. mad. 287/I uyarınca ‘geçici mühlet’ kararı verince, ‘kesin mühlet’in İİK. mad. 294-297’de öngörülen sonuçları doğacak örneğin; borçlu hakkında evvelce başlamış takipler duracak, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmayacak, borçluya karşı hiçbir takip yapılamayacaktır. (İİK.m. 294/1).
Geçici mühlet kararı» ‘nerede’ ilân olunur (İİK.m. 288/2) ve ‘nerelere’ bildirilir? İlanın ‘içeriği’ nedir?
Mahkemece, «geçici mühlet kararı», ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmî ilan portalında ilan olunur ve derhâl tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahallî ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirilir.(İİK. m. 288/2)
Alacaklıların geçici mühlet kararına itiraz hakkı var mıdır? (İİK. mad. 288/2)
İİK. m. 288/2 uyarınca ticaret mahkemesince ‘geçici mühlet kararı ticaret sicili gazetesinde “basın ilan kurumunun resmi ilan portalında”-ilan edilirken “alacaklıların, 7 günlük kesin süre içinde dilekçe ile ticaret mahkemesinde itiraz ederek ‘konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını’ delilleri ile birlikte bildirerek ‘konkordato talebinin reddine’ karar verilmesini isteyebilecekleri” belirtilir. Geçici mühletin uzatılmasına ve geçici mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine ilişkin kararlar da ikinci fıkra uyarınca ilan olunur ve ilgili yerlere bildirilir’.
KESİN MÜHLET AŞAMASI
Kesin mühlet kararı» nedir? (İİK.m. 289/1,2) Süresi ne kadardır? (İİK. m. 289/3)
Mahkeme, ‘kesin mühlet’ hakkındaki kararını geçici mühlet içinde verir (İİK. m. 289/I). ‘Kesin mühlet’ hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporunu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (İİK. m. 289/2).
Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder. (m.289/3)
Güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra uyarınca uzatma talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır. Her iki hâlde de uzatma talebi kesin mühletin sonra ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır. (m. 289/5)
Alacaklılar kurulu nedir?
Mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturulabilir. Görüldüğü üzere kurulun oluşturulmasında mahkemenin takdir yetkisi vardır. Bu durumda alacakları, hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir. Alacaklılar kurulu oluşturulurken komiserin de görüşü alınır. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar. Alacaklı sayısı, alacak miktarı ve alacakların çeşitliliği dikkate alınarak alacaklılar kurulunun zorunlu olarak oluşturulacağı hâller ile alacaklılar kuruluna ilişkin diğer hususlar Adalet Bakanlığınca yürürlüğe konulan yönetmelikte gösterilir. (İİK m.289/4)
“Alacaklılar kurulu” – “konkordato komiseri” (İİK. mad. 287/III; 290) ve “alacaklılar toplantısı” (İİK. mad. 302) ile birlikte- ‘konkordatonun özel organlarını’ oluşturur.
Hangi durumlarda alacaklılar kurulu zorunlu olarak oluşturulur?
Hukuki nitelikleri büyük ölçüde birbirine benzer alacaklar, aynı alacaklı sınıfında yer alır. Rehinli alacaklılar, rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları bakımından ayrı bir sınıf olarak kabul edilir. En az üç alacaklı sınıfı bulunması kaydıyla, alacaklı sayısının iki yüz elliyi veya alacak miktarının yüz milyon Türk Lirasını aşması halinde alacaklılar kurulunun oluşturulması zorunludur’ (Konkordato Yön. Taslağı m. 10).
Alacaklılar kurulunun görev ve yetkileri nelerdir?
Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hâllerde mahkemeye görüş bildirir.
Alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir’ (Konkordato Yön. Taslağı m. 11).
Geçici konkordato komiseri veya komiserleri, yeni bir komiser görevlendirilmesini gerektiren bir durum olmadığı takdirde kesin mühlet aşamasında da görevine devam edecektir.
Alacaklılar toplantısı nasıl yapılır?
Komiser alacaklılar toplantısına başkanlık eder ve borçlunun durumu hakkında bir rapor verir. Borçlu gerekli açıklamaları yapmak üzere toplantıda hazır bulunmaya mecburdur.
Bu toplantıya başkanlık edecek olan (İİK.m.302/1) komiser, ‘konkordato projesi’ hakkında alacaklılara bilgi verecektir.
Bu toplantı için ‘toplantı yeter sayısı’ aranmaz. İflastaki ‘alacaklılar toplantısı’ (İİK.m.221,222) gibi; bir karar alınmaz ve ‘oylama’ yapılmaz.
Toplantı sonunda, konkordato projesinin müzakerelerinin sonucu belirten ‘konkordato tutanağı düzenlenir. Bu tutanak ‘kabul’ ve ‘ret’ oylarını içerecek şekilde derhal imzalanır. (İİK. m. 302/VII) Tutanağı imzalamamış olan alacaklılar konkordatoyu reddetmiş sayılır.
Toplantının bitimini takip eden yedi gün içinde gerçekleşen katılımlar (iltihaklar) da kabul olunur.
Konkordatoda, borçlu ile rehinli alacaklılar, konkordato teklifini nasıl müzakere ederler? Borcun yapılandırılması nasıl gerçekleşir?
Adi konkordatoda borçlu, ön projede belirtmek suretiyle, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılmasını bu madde uyarınca talep eder.
Komiser, kesin mühlet içinde uygun göreceği zamanda bütün rehinli alacaklıları borçlunun anapara indirimi, faiz indirimi, vadelendirme veya diğer ödeme tekliflerini müzakere etmek üzere tebligat çıkartarak davet eder.
Müzakerede ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşma hasıl olursa, komiser, imzalanan anlaşmaları tutanağa bağlar ve rehinli alacaklılarla anlaşma yapıldığını 302’nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli raporuna ayrı ve bağımsız bir başlık altında işler.
Borçlunun tekliflerinin alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunlukla kabul edilmesi hâlinde, borçlu ile anlaşamayan rehinli alacaklı, konkordato talep tarihinden itibaren, taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan temerrüt öncesi faiz oranı uygulanmak suretiyle, diğer rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmalardan en uzun vadelisine tabi olur.
Bu husus ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılara borçlu tarafından yapılacak ödemelere ilişkin plan komiser tarafından tutanağa geçirilir ve komiserin 302’nci madde uyarınca mahkemeye tevdi edeceği gerekçeli rapora da işlenir. Rehinli alacaklılarla bir anlaşmaya varılamamışsa, bu husus da komiserin gerekçeli raporuna işlenir.
Mahkeme, rehinli alacaklılarla yapılan anlaşmaları üçte iki oranına ulaşılıp ulaşılmadığı ve anlaşmaya varılamayan rehinli alacaklılar varsa bunlara uygulanacak ödeme planının bu maddede öngörülen şartlara uyup uymadığı bakımından kontrol ettikten sonra anlaşmaları ve ödeme planını, 305 inci ve 306’ncı maddeler uyarınca vereceği karara dahil eder.
302’nci madde uyarınca yapılacak alacaklılar toplantısı borçlunun konkordato projesini kabul etmezse, bu madde uyarınca anlaşma yapmış olan rehinli alacaklıların borçluyla akdetmiş bulundukları anlaşmalar ve anlaşma yapmamış olan rehinli alacaklılar için hazırlanmış olan ödeme planı geçerli hâle gelmez.
Yapılan anlaşmaya uygun olarak kendisine karşı ifada bulunulmayan her rehinli alacaklı tasdik kararını veren mahkemeye başvurarak o rehinli alacağa ilişkin anlaşmayı feshettirebilir. Ancak bu fesih sonucunda üçüncü fıkrada belirtilen üçte iki oranının altına düşüldüğü takdirde, borçlunun teklifini kabul etmeyip ödeme planına tabi tutulan rehinli alacaklılar bu planla bağlı olmaktan çıkar, borçlu ile anlaşmış olan rehinli alacaklılar ise anlaşmayı sona erdirebilir.
Bu madde münhasıran adi konkordatoda borçlunun, alacaklı lehine rehin tesis edilmiş borçlarının yapılandırılması teklifinde bulunması hâlinde uygulanır. 285 ilâ 309/l maddeleri, açıkça belirtilmedikçe rehinli alacaklılar hakkında uygulanmaz. (İİK m.308/h)
Alacaklılar “kabul” veya “ret” şeklinde bildirdikleri kararları sonradan değiştirebilirler mi?
Kanun’da açık bir düzenlemenin bulunmadığı bu konuda doktrinde[1] “konkordatoya ‘kabul’ oyu veren alacaklının bu oyunu sonra ‘redde’ dönüştüremeyeceği fakat ‘ret’ oyu vermiş alacaklının sonra bu oyu ‘kabul’ oyuna değiştirebileceği…” ifade edilmiştir.
Konkordato projesinin kabulü için gerekli çoğunluk nedir?
Konkordato projesi;
- Kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacakların yarısını (Örneğin; kaydedilmiş alacaklı sayısının 60 kişi ve kaydedilmiş alacak miktarının 60.000,00 TL olduğunu farz edersek; konkordato projesinin kabulü için, projenin en az 31 kişi tarafından kabul edilmiş olması ve kabul edenlerin alacak miktarının 30.000,00 TL’nı aşması gerekecektir.)
veya
- Kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini, aşan bir çoğunluk tarafından imza edilmiş ise kabul edilmiş sayılır. (Örneğin; kaydedilmiş alacaklı sayısının 60 kişi ve kaydedilmiş alacak miktarının 60.000,00 TL olduğunu farz edersek; konkordato projesinin kabulü için, projenin en az 16 kişi tarafından kabul edilmiş olması ve kabul edenlerin alacak miktarının 40.000,00 TL’nı aşması gerekecektir. (İİK m.302)
Oylamada sadece konkordato projesinden etkilenen alacaklılar oy kullanabilir. 206 ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacakların alacaklıları ve borçlunun eşi ve çocuğu ile kendisinin ve evlilik bağı ortadan kalkmış olsa dahi eşinin anası, babası ve kardeşi alacak ve alacaklı çoğunluğunun hesabında dikkate alınmaz. (İİK m.302/4).
Rehinle temin edilmiş olan alacaklar, 298 inci madde uyarınca takdir edilen kıymet sonucunda teminatsız kaldıkları kısım için hesaba katılırlar. (İİK .302/5).
Çekişmeli veya geciktirici koşula bağlı yahut belirli olmayan bir vadeye tabi alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkeme karar verir. Şu kadar ki bu iddialar hakkında ileride mahkemece verilecek hükümler saklıdır.
Komiser, 7 günlük iltihak süresinin bitmesinden itibaren en geç yedi gün içinde konkordatoya ilişkin bütün belgeleri, konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli raporunu mahkemeye tevdi eder.
Konkordato komiserinin, konkordatoya ilişkin işlemlerine yönelik şikayetler nereye yapılır?
Komiserin konkordatoya ilişkin işlemleri ile ilgili şikayetler, Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kesin olarak karara bağlanır. (İİK m.290/4)
Konkordatoya muvafakat eden ve etmeyen alacaklıların konkordatodaki durumu nedir? Bu alacaklılar, ‘borçtan birlikte sorumlu olan kişilere karşı’ ne gibi haklara sahiptirler?
Konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza eder.
Konkordatoya muvafakat eden alacaklı da kendi haklarını, borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde devir teklif etmek ve onlara toplantıların günü ile yerini en az on gün önce haber vermek şartıyla bu hükümden yararlanır.
Alacaklı müracaat hakkına halel gelmeksizin borçtan birlikte sorumlu olan kişilere konkordato müzakerelerine katılma yetkisini verebilir ve onların kararını kabul taahhüdünde bulunabilir. (İİK m.303).
Buna göre:
a) Konkordatoya muvafakat etmemiş (‘kabul’ oyu vermemiş) alacaklılar sanki hiç konkordato yokmuş gibi alacakların tamamını borçtan birlikte sorumlu olan kişilerden talep edebileceklerdir (İİK.m. 303/I)
b) Konkordatoya muvafakat etmiş ‘kabul’ oyu vermiş alacaklılar;
bb) Eğer konkordatoyu şartsız olarak kabul etmişlerse: Borçtan birlikte sorumlu olan kişiler’ den alacaklarını ancak ‘konkordato şartlarına göre’ (yani; konkordatodaki yüzdeyi) isteyebilirler.
Şayet konkordato “yalnızca konkordatoyu Kabul etmiş olan bir alacaklı bakımından feshedilirse” (İİK. mad.308/e) bu durumda alacaklı alacağını ‘borçludan tam olarak’ isterken, ‘borçtan birlikte sorumlu olanlardan konkordato şartlarına göre’ (yani; konkordatodaki yüzdeyi) isteyebilir.
Buna karşın konkordato “tüm alacaklılar bakımından feshedilirse” (İİK.mad.308/f), bu durumda alacaklı, alacağının tamamını – konkordato ‘borçtan birlikte sorumlu olanlar’ bakımından da feshedilmiş sayılacağından- bu kişilerden de alacağının tamamını isteyebilir.
bbb) Eğer konkordatoyu şartlı olarak kabul etmişlerse: Konkordatoyu kabul etmiş olan alacaklılar ‘kendi haklarını borçtan birlikte sorumlu olan kişilere ödeme mukabilinde temlik etmeyi (TBK. Mad. 183 vd.) teklif etmiş ve onlara toplantının günü ile yerini en az on gün önce haber vermiş ise’ bu kişilere karşı haklarını tam olarak korumuş olurlar (İİK. m.303/2)
Alacaklıların ‘borçtan birlikte sorumlu olanlara konkordato müzakerelerine katılma yetkisi vermeleri ve onların kararının kabul taahhüdünde bulunmaları halinde (İİK.m. 303/3); borçtan birlikte sorumlu olanlar, alacaklılar toplantısına katılırsa veya katılmasa da on gün içinde konkordatoda, alacaklıları temsilen oy kullanırsa, bu kişiler hangi şekilde oy kullanırsa kullansın, alacaklılar bu kişilere karşı haklarını tam olarak korurlar.
Kesin konkordato mühletinin, alacaklılar bakımından sonuçları nelerdir?
Mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez.(İİK m.294)
Belirtmek gerekirse tahliye takiplerinin de mühlet içinde yapılamayacağı hüküm lafzından çıkarılabilirse de İİK. m.308 c/IV uyarınca, alacaklı-kiralayan ile borçlu arasında, mühlet süresince komiserin izni ile yeni bir ‘kira sözleşmesi’ yapılması sağlanmak suretiyle, işleyecek kira bedellerinin –konkordato şartlarına tâbi olmadan- tamamının ödenmesinin garanti edilmesi sağlanabilir.
Bununla beraber 206’ncı maddenin “birinci sırasında” yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.
İcra-İflas Kanunu’nun 206. Maddesinin 3.fıkrası şu şekildedir.
“Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:
Birinci sıra:
A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.”
Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur.
Alacaklı, İİK. m.200’de açıkça belirtilen haller dışında kural olarak alacağını müflisin kendinde olan alacağı ile takas edebilir.
İflâs tarihinden (İİK. mad. 165/I) -iflâsın açılmasından- önce müflisten alacaklı olanlar, bu alacaklarını iflâs masasına «iflâs alacağı» olarak yazdırıp, tasfiye sonunda, alacaklarına düşen payı (garameyi) masadan alırlarken, müflise borcu olan kişiler, bu borçlarını iflâs masasına tam olarak öderler.
Fakat, müflisin borçlusu, iflâs açıldıktan sonra, masadan alacaklı olmuş ise, masaya olan borcu ile, masa alacağını takas edebilir. Çünkü müflisin borçlusunun bu durumda masaya ödeyeceği para ile masadan alacağı para aynıdır.
Bununla beraber belirtmek gerekirse paraların paylaştırılması aşamasında, iflâs idaresi takas yapamaz.
Müflisin borçlusu iflasın açılmasından evvel alacaklısının aciz halinde bulunduğunu bilerek masanın zararına kendisine veya üçüncü bir şahsa takas suretiyle bir menfaat temin etmek için müflise karşı bir alacak ihdas ederse bu takasa mahkemede itiraz olunabilir. (İİK. m.201)
İflastaki takas yasaklarının, konkordato mühletinde de aynen geçerli olması kabul edilmiştir. 200 ve 201. maddelerin uygulanmasında ‘geçici mühletin ilanı tarihi’ esas alınmıştır.
Hacizli mallar hakkında niteliğine uygun düştüğü ölçüde 186’ncı madde hükmü uygulanır.
“Konkordato mühleti” verilmesi halinde konulmuş olan hacizler kalkmayacaktır. Yani, konkordato mühleti devam ettiği sürece hacizler devam edecektir.
Hacizler ancak “konkordatonun tasdiki” veya “mühletin kaldırılması” kararının kesinleşmesiyle kalkacaktır (düşecektir).
Konkordato mühletinin verilmesinden önce, müstakbel bir alacağın devri sözleşmesi yapılmış ve devredilen alacak konkordato mühletinin verilmesinden sonra doğmuş ise, bu devir hükümsüzdür. Örneğin; borçlunun bir ihaleden doğan alacağını alacaklısına temlik etmesinden sonra konkordato mühleti alması halinde, ihaleye konu işe ilişkin kabullerin, mühlet kararından sonra yapılıp hak edişin doğması durumunda konkordato mühleti alınmasından önce yapılmış olan bu temlik işlemi hükümsüz olacaktır.
Mühlet sırasında rehinle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez. (İİK m.295)
Konusu para olmayan alacaklar, alacaklı tarafından, ona eşit kıymette para alacağına çevrilerek komisere bildirilir.
Kesin konkordato mühletinin, sözleşmeler (sözleşmelerin sona erdirilmesi) bakımından sonuçları nelerdir?
Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. (İİK m.296)
Kesin konkordato mühletinin borçlular bakımından sonuçları nelerdir?
Borçlu, komiserin nezareti altında işlerine devam edebilir. Şu kadar ki, mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkeme, bazı işlemlerin geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetini devam ettirmesine karar verebilir.
Borçlu, mahkemenin izni dışında mühlet kararından itibaren rehin tesis edemez, kefil olamaz, taşınmaz ve işletmenin devamlı tesisatını kısmen dahi olsa devredemez, takyit edemez ve ivazsız tasarruflarda bulunamaz. Aksi hâlde yapılan işlemler hükümsüzdür. Mahkeme bu işlemler hakkında karar vermeden önce komiserin ve alacaklılar kurulunun görüşünü almak zorundadır.
Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur.
Konkordato mühleti içinde borçluya karşı dava açılabilir mi?
Konkordato mühleti içinde borçluya karşı –kural olarak- hiçbir icra takibi açılamaması (İİK. mad. 297/1) borçluya karşı dava açılmasına engel teşkil etmez. Bu nedenle konkordato mühleti içinde yeni davalar açılabileceği gibi daha önce açılmış olan davalara da devam edilebilir.
Ancak, borçluya karşı, konkordato mühleti içinde ‘iflas davası’ açılamaz. Çünkü bu dava iflas takibinin devamı niteliğindedir.
Konkordato dosyasının mahkemede incelenmesi
Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve herhâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.
Konkordato hakkında yapılan yargılamada kesin mühlet içinde bir karar verilemeyeceği anlaşılırsa; mahkeme, gerekli görürse komiserden gerekçeli bir rapor da alarak, karar verilinceye kadar mühlet hükümlerinin devamına karar verebilir. Bu süre altı aydan fazla olamaz. Buna göre her halde mühlet hükümleri altı aydan fazla uzatılamayacaktır. (İİK m.304)
Borçlunun mali dorumunun düzelmesi durumunda kesin mühletin durumu ne olur?
Konkordato talebi ile amaçlanan iyileşmenin, kesin mühletin sona ermesinden önce gerçekleştiğinin komiserin yazılı raporuyla mahkemeye bildirilmesi üzerine mahkemece resen, kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilir. (İİK m.291)
Mahkeme, bu madde kapsamında kesin mühletin kaldırılmasına karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.
MAHKEMENİN KARAR VERMESİ
Konkordatonun tasdiki şartları nelerdir?
302’nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır:
a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması.
b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder).
c) Konkordato projesinin 302’nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması.
d) 206’ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302’nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır).
e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.
Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir. (İİK m.305)
Konkordatonun Tasdiki Kararının İçeriği Nedir ?
Konkordatonun tasdiki kararında alacaklıların hangi ölçüde alacaklarından vazgeçtiği ve borçlunun borçlarını hangi takvim çerçevesinde ödeyeceği belirtilir.
Kararda, tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilebilir. Bu takdirde kayyım, borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir tasdik kararını veren mahkemeye rapor verir; alacaklılar bu raporu inceleyebilirler. (İİK m.306)
Rehinli Malların Muhafaza ve Satışı ile Finansal Kiralama Konusu Malların İadesinin Ertelenmesi hangi hallerde olur?
- Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir:
a) Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
b) Rehinle temin edilen alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi bulunmamalıdır.
c) Borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.
Rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi işlemez.
- Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir:
a) Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin aynen ifasını 294’üncü maddenin yedinci fıkrası uyarınca üstlenmiş olmalıdır.
b) Finansal kiralamadan doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır.
c) Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı aşmamalıdır.
d) Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama konusu malın değer kaybından kaynaklanabilecek zarar, teminat altına alınmış olmalıdır.
e) Borçlu finansal kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve iade edilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır.
Yukarıda belirtilen alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin duruşmadan önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına çağırılırlar.
Borçlu, rehinli veya finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse, erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelir.
- Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme kararını kaldırır.
a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse.
b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse.
c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa.
Konkordatonun tasdik edilmemesinin sonuçları nelerdir?
Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar İİK 288’inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir.
Örneğin, borca batık bir sermaye şirketinin tasdik talebi reddedilirse mahkeme re’sen şirketin iflâsına karar verecektir.
Konkordato hakkında verilen karara karşı ilgililer hangi kanun yoluna başvurabilirler?
Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır. (İİK m.308/a)
Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar ve «çekişmeli alacakları hakkında ne yapabilirler?
Alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabilirler. Tasdik kararını veren mahkeme, konkordato projesi uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın, kararın kesinleşmesine kadar borçlu tarafından, mahkemece belirlenen bir bankaya yatırılmasına karar verebilir. Süresi içinde dava açmamış olan alacaklılar, bu paydan ödeme yapılmasını talep edemezler; bu durumda yatırılan pay borçluya iade edilir. (İİK m.308/b)
Konkordatonun tasdiki kararının sonuçları nelerdir?
Konkordato, tasdik kararıyla bağlayıcı hâle gelir. Tasdik edilen konkordato projesinde konkordatonun, tasdik kararının kesinleşmesiyle bağlayıcı hâle geleceği de kararlaştırılabilir; bu takdirde mühletin etkileri, kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak kaydıyla konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar devam eder. Bağlayıcı hâle gelen konkordato, konkordato talebinden önce veya komiserin izni olmaksızın mühlet içinde doğan bütün alacaklar için mecburidir.
İİK 206’ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları hakkında bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Kredi kurumları tarafından verilen krediler de dahil olmak üzere, mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçlar, adi konkordatoda konkordato şartlarına tabi değildir; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda yahut sonraki bir iflâsta masa borcu sayılır. Aynı kural karşı edimin ifasını komiserin izniyle kabul eden borçlunun taraf olduğu sürekli borç ilişkilerindeki karşı edimler için de geçerlidir.(İİK m.308/c)
Tasdik edilen konkordato, sonuçlanmayan takiplere nasıl etki eder?
Konkordatonun taraflar için bağlayıcı hâle gelmesi, geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş olan hacizleri hükümden düşürür. (İİK m.308/ç)
Birinci fıkra hükmü; imtiyazlı alacaklar, rehinli alacaklıların rehnin kıymetini karşılayan miktardaki alacakları ve 6183 sayılı Kanun kapsamındaki amme alacakları için konulan hacizler hakkında uygulanmaz.
Konkordato haricinde yapılan vaatler ne gibi sonuçlar doğurur?
Borçlu tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatler hükümsüzdür.(İİK m.308/d)
Ayrıca; borçlunun böyle bir vaatte bulunmasının İİK.’nun 333. maddesine göre suç teşkil edeceği kanunda öngörülmüştür.
Konkordatonun ‘kısmen’ feshi durumunda ne olur ?
Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir.
Fesih talebi üzerine verilecek hükmün tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. (İİK m.308/e)
Konkordatonun (kısmen) feshi kararı alacaklının konkordato gereğince kazanmış olduğu hakları ortadan kaldırmaz, alacaklı kendisine verilmiş olan teminatı muhafaza eder ve kendisi için bankaya para yatırılmış ise bu para üzerinde alacaklının rüçhan hakkı vardır.[2]
Konkordatodan etkilenmeyen bir alacaklı fesih davası açamaz, bu davayı açmakta hukuki yararı yoktur. İmtiyazlı alacaklılar ise, konkordatonun miktarda indirim dışındaki hükümlerinden etkilendiğinden, örneğin vadesinde ödeme yapılmaması halinde kendisi bakımından konkordatonun feshini isteyebilirler. Böylece alacağın tamamı muaccel hale geleceğinden bu davada hukuki yararları mevcuttur. Konkordatoya yazılmamış alacaklar da kesinleşen konkordatoya tabi olduklarından fesih davası açabilirler.[3]
Konkordatonun feshini kendisi bakımından talep etme hakkına sahip olan alacaklı dilerse bu davayı açmaksızın, konkordato şartlarına göre kendisine ödeme yapılması için borçluya karşı dava açabileceği gibi haciz yoluyla takibe de girişebilir.[4]
Konkordato bir tek alacaklı için feshedilmiş ise konkordatoyu kabul etmiş olan alacaklı, ‘borçtan birlikte sorumlu olanlardan (müşterek borçlu ve kefillerden) alacağını ancak konkordato şartlarına göre isteyebilir.[5]
Konkordatonun ‘tamamen’ feshi hangi durumlarda mümkün olur ve ne gibi sonuçlar doğurur?
Her alacaklı, kötü niyetle sakatlanmış konkordatonun feshini tasdik kararını vermiş olan mahkemeden isteyebilir.
Konkordatonun tamamen feshi kararı kesinleştiğinde durum 288 inci madde uyarınca ilân edilir ve ilgili yerlere bildirilir. 308 inci madde hükmü bu hâlde de uygulanır. (İİK m.308/f)
Konkordatonun tamamen feshi durumunda, tüm alacaklılar konkordato hiç yapılmamış gibi alacaklarını tam olarak talep edebilirler.[6]
Konkordatonun tamamen feshi kararına rağmen, alacaklılar kendilerine verilmiş olan teminatı muhafaza ederler ve kendileri için bankaya para yatırılmış ise bu para üzerinde ilgili alacaklıların rehin hakkı vardır.[7]
Tasdik edilen konkordato projesi kapsamında yapılacak işlemler, alacaklılar tarafından tahsil edilecek tutarlar, borçluya kullandırılacak krediler ne gibi vergi muafiyeti neden faydalanırlar?
Tasdik edilen konkordato projesi kapsamında;
a) Yapılacak işlemler, 492 sayılı Harçlar Kanununa tabi harçlardan; bu işlemler nedeniyle düzenlenecek kâğıtlar, damga vergisinden,
b) Alacaklılar tarafından her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden,
c) Borçluya kullandırılacak krediler, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan, istisna edilmiştir.
Bu istisna hükümleri konkordato projesinde belirtilen işlemler bakımından borçlu ile proje kapsamındaki alacaklılara özgü olarak uygulanır. Üçüncü kişiler bu istisna hükümlerinden yararlanamaz.
Konkordato projesine göre borçları yeni bir itfa plânına bağlanan borçlulara ait olan teşvik belgelerinin süreleri ile ihracat taahhüt süreleri, geçici mühlet kararının verildiği tarihten konkordatonun bağlayıcı hâle geldiği tarihe kadar işlemez. (İİK m.308/g)
Konkordatoda
aa) Alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden (Binde 2,27)
bb) Yapılandırma sonunda rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden (Binde 1,13)
harç alınacaktır.
İflâstan sonra konkordato (iflâs içi konkordato) nedir kimler iflastan sonra konkordato talep edilebilir ve bu talep nasıl yapılır?
Daha önce de belirttiğimiz gibi, konkordato ‘yapılış zamana göre’ iflâs dışı konkordato, iflâs içi konkordato diye ikiye ayrılır.
İflâsa tâbi borçluların, henüz iflâs etmeden önce iflâstan kurtulmak amacı ile gerçekleştirdikleri konkordato’ iflâs dışı konkordatodur.
Buna karşın, ‘iflâsa tâbi borçluların, iflâs ettikten sonra, iflâstan kurtulmak için gerçekleştirdikleri konkordato’ iflâs içi konkordatodur.
İflâsına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato talep ederse veya bu borçlunun alacaklılarından biri konkordato işlemlerinin başlatılmasını isterse, iflâs idaresi, görüşüyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu talebi bildirir.
İflastan sonraki konkordatoda, komisere ait görevler, iflâs idaresi tarafından yapılır. Yani iflastan sonraki konkordatoda komiser bulunmamaktadır. (İİK m.309/2)
Alacaklılar tarafından kabul edilmiş konkordato, devam etmekte olan iflâsın tasfiyesini nasıl etkiler?
Konkordato talebinin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur. Bu süre altı ayı geçemez. (İİK m.309/3)
Konkordato hakkında verilen karar iflâs idaresine bildirilir. Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister. İflâstan sonra konkordato iflâs tasfiyesi içinde ancak bir defa istenebilir.
Mahkemece iflasa tabi borçlu hakkında konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına karar verilmesi (İİK m.292/1)
İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a) Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b) Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c) Borçlu, 297’nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d) Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
Mahkemece iflâsa tâbi olmayan borçlu hakkında kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine karar verilmesi (İİK.292/2)
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise kesin mühletin verilmesinden sonra konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa ve/veya 297’nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
**Mahkeme, İİK. m. 292 uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.
Konkordato mühleti içinde alacaklıların alacaklarına faiz işleyecek midir?
Tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa faiz işlemesi durur. Rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından ise konkordato projesinde ye verilmemiş olsa dahi faiz işlemeye devam eder.
Borçlunun “mallarının deftere kaydedilmesi” ve “rehinli malların kıymetinin takdiri” nasıl yapılır?
Komiser, görevlendirilmesini müteakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve malların kıymetlerini takdir eder. Borçlunun başka yerlerde malları varsa bu muamele o yer icra dairesi marifetiyle yaptırılabilir. Komiser rehinli malların kıymetinin takdirine ilişkin kararını alacaklıların incelemesine hazır bulundurur; kıymet takdiri kararı alacaklılar toplantısından önce yazılı olarak rehinli alacaklılara ve borçluya bildirilir. İlgililer, yedi gün içinde ve masrafını önceden vermek kaydıyla, mahkemeden rehinli malların kıymetini yeniden takdir etmesini isteyebilirler. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilir.
Rehinli taşınmaz malların bu madde kapsamındaki kıymet takdiri, 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca gayrimenkul değerleme uzmanlığı lisansı ile yetkilendirilen kişilere yaptırılabilir. (İİK m.298)
Konkordatonun tasdiki yargılamasından önce komiserce yapılacak ön hazırlıklar bulunmaktadır. Bu hazırlıkların en önemlisi, borçlunun mallarının deftere kaydedilmesi ve bu malların kıymetlerinin belirlenmesidir.
Konkordato komiseri, görevlendirilir görevlendirilmez borçlunun mallarının defterini tutarak bütün bu malların değerlemesini yapacaktır.
Şayet borçlunun malları başka bir yerde ise bu değerleme malların bulunduğu yer icra dairesince yapılabilecektir.
Komiserin yapacağı kıymet takdirinde, rehinli mallar ayrı bir önem arz eder. Maddenin ikinci fıkrası gereğince, komiser rehinli malların da kıymetini takdir eder ve bu takdir ettiği bedeli alacaklılar toplantısından önce rehin alacaklılara ve borçluya yazılı olarak bildirir.
Her ilgili, (şayet bu ilgililer rehinli alacaklı veya borçlu ise komiserin kıymet takdirini kendilerine bildirmesinden itibaren, diğer ilgililer ise öğrenme tarihinden itibaren) yedi gün içinde ve masrafları önceden karşılamak kaydıyla, asliye ticaret mahkemesinden rehinli malların kıymetinin yeniden takdir edilmesini talep edebilir. Eğer yeni kıymet takdiri bir alacaklı tarafından istenmiş ve takdir edilen kıymet, kayda değer bir şekilde değişmişse alacaklı borçludan masraflarının ödenmesini talep edebilecektir.
Ticaret Mahkemesinin ‘konkordato talebi’ hakkında verdiği hangi kararlar kesin olup kanun yoluna başvurulamaz, hangi kararlar hakkında istinaf kanun yoluna başvurabilir? (İİK.293)
Kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamaz.
Kesin mühlet talebinin değerlendirilmesi sonucunda, hakkında iflâs kararı verilmeyen borçlunun konkordato talebinin reddine karar verilirse, borçlu veya varsa konkordato talep eden alacaklı bu kararın tebliğinden itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesinin kararı kesindir. Bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak mühlet kararı verildiği hâllerde dosya, komiserin görevlendirilmesi de dahil olmak üzere müteakip işlemlerin yürütülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilir.
Mahkemenin veya bölge adliye mahkemesi (istinaf) konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflâsına da karar verebilir.
İflas kararına karşı kanun yoluna başvurulabilir. İflâs kararına karşı kanun yoluna başvurulması, iflâsın ilânına ve masanın teşkiline mâni değildir. Yalnız ikinci alacaklılar toplantısı, iflâs kararı kesinleşmedikçe yapılamaz. Bölge adliye mahkemesince iflâs kararı kaldırılırsa, borçlunun malları üzerindeki tedbirler devam eder. Şu kadar ki, ticaret mahkemesi davanın seyrine göre bu tedbirleri değiştirmeye veya kaldırmaya yetkilidir. (İİK m.164)
Konkordato hakkındaki kapsamlı kanun yolu denetimi konkordatonun tasdiki aşamasında kabul edilmekte; mühlet aşamasında kanun yolu denetimi sınırlandırılmaktadır. 287’nci maddenin son fıkrası hükmüne göre geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı gibi, 293’üncü maddeye göre de kesin mühlet talebinin kabulü ile kesin mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı da kanun yoluna başvurulamayacaktır.
Kesin mühlet talebinin reddi kararlarına karşı ise kural olarak sadece istinaf yolu öngörülmüştür. İstisna olarak mahkemenin veya bölge adliye mahkemesinin konkordato talebinin reddiyle birlikte borçlunun iflasına da karar verdiği hallerde bu kararlara karşı hem istinaf hem de temyiz kanun yollarına başvurulabilmesini öngören 164’üncü madde hükmü uygulanacaktır.
Erdem Güler, 19.06.2020
Kaynakça
İş bu yazının hazırlanmasında Av. Talih Uyar’ın “Yeni Konkordato Hukukumuzun Temel İlkeleri” adlı kitabı ana kaynak/referans olarak kullanılmıştır.
[1] KURU,B. El Kitabı, s:1478
[2] PEKCANITEZ, H./ATALAY, O./ÖZKAN, M.S./ÖZEKES, M. İcra ve İflas Hukuku, 11.
Bası, 2013, s:817
[3] PEKCANITEZ, H./ATALAY, O./ÖZKAN, M.S./ÖZEKES, M. age. s:816
[4] MUŞUL, T. İcra ve İflas Hukuku Esasları, 2017, s:846
[5] PEKCANITEZ, H./ATALAY, O./ÖZKAN, M.S./ÖZEKES, M. age. s:816
[6] ULUKAPI, Ö. age. s:109 vd.
[7] PEKCANITEZ, H./ATALAY, O./ÖZKAN, M.S./ÖZEKES, M. age. s:818
